Bugün türbenin bulunduğu eski Ahmediye köyü, bu irfan geleneğinin Sakarya’daki izlerinden biri olarak görülüyor.
Karıncalarla Anılan Bir İsim
Onu farklı kılan ise anlatılan o meşhur olay…
Köyün karınca istilasına uğradığı bir dönemde, ekinler zarar görür, halk çaresiz kalır.
Köylüler çözümü Karıncalı Dede’ye gitmekte bulur.
Anlatılanlara göre o, karıncaları incitmeden dua eder.
Zarar veren karıncalar çekilir, köy eski düzenine kavuşur.
Bu olaydan sonra halk ona “Karıncalı Dede” demeye başlar.
Bu hikâye, Anadolu irfanındaki şu anlayışı yansıtır:
“Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü.”

Türbenin Konumu Neyi Simgeliyor?
Türbenin yüksek bir kayanın üzerinde yer alması tesadüf olarak görülmüyor.
Bu konum, Anadolu erenlerinin “koruyucu” ve “gözeten” rolünü simgeliyor.
Yoldan geçen herkes fark etmese de, türbe adeta Arifiye’ye tepeden bakan bir manevi nöbetçi gibi duruyor.

Küçük Ama Anlamlı Bir Gelenek
Bugün türbeyi ziyaret edenler, yanlarında getirdikleri şeker veya ekmek kırıntılarını bırakıyor.
Bu davranış, sadece bir adak değil; doğayla barışın sembolü olarak görülüyor.
Mahalle sakinleri ise türbe çevresinde karıncaların her mevsim eksik olmadığını söylüyor.

Manevi Rota Haline Geldi
Karıncalı Dede Türbesi artık Arifiye’de:
• Sınav öncesi dua eden gençlerin
• Huzur arayan ailelerin
• Bereket isteyen esnafın
uğrak noktalarından biri haline geldi.
Gürültülü trafiğin hemen yanında, sessiz ama güçlü bir hikâye yaşamaya devam ediyor.

Arifiye’nin kalbinde yükselen bu türbe, sadece bir ziyaret noktası değil; ilçenin kültürel kimliğinin bir parçası.
Her gün yanından geçilen ama çoğu kişinin hikâyesini bilmediği Karıncalı Dede, yüzyıllardır anlatılan bir merhamet sembolü olarak varlığını sürdürüyor.







