Bazı hastalıklar vardır; insanı yatağa düşürür, gücünü tüketir, hayatını daraltır. Bir de öyle "hastalıklar" vardır ki insanı ayakta tutar, ona yön verir, gerektiğinde fedakârlık yaptırır. İşte vatan sevgisi de kimilerine göre böyle bir hastalıktır. Öyle bir hastalık ki bulaştığı insan rahatını ikinci plana atar, kişisel çıkarlarını sorgular ve yaşadığı toprağın geleceğini kendi geleceği gibi görmeye başlar.
Modern dünyada bireysel çıkarların öne çıktığı, sınırların ekonomik hesaplarla tartışıldığı bir dönemde vatan kavramı zaman zaman eski bir fikir gibi gösterilmeye çalışılıyor. Oysa insanın doğduğu, büyüdüğü, dilini öğrendiği, hatıralarını biriktirdiği topraklarla kurduğu bağ sadece siyasi bir ilişki değildir. Bu bağ aynı zamanda kültürel, tarihî ve duygusal bir aidiyettir.
"Vatan diye bir hastalığımız var" sözü, aslında bir şikâyetten çok bir meydan okumayı ifade ediyor. Çünkü bu "hastalığa" yakalananlar, gerektiğinde ülkesinin menfaatini kendi konforunun önüne koyabilen insanlardır. Tarihin her döneminde toplumları ayakta tutan da tam olarak bu duygu olmuştur. Eğer insanlar yaşadıkları ülkeye karşı hiçbir sorumluluk hissetmeseydi, ne ortak bir gelecek inşa edilebilir ne de zor zamanlarda birlik sağlanabilirdi.
Elbette vatan sevgisi, körü körüne bağlılık anlamına gelmez. Gerçek sevgi eleştirebilmeyi, eksikleri görebilmeyi ve daha iyisini istemeyi de içerir. Bir ülkeyi sevmek, onun hatalarını görmezden gelmek değil; aksine daha güçlü, daha adil ve daha müreffeh olması için çaba göstermektir. Çünkü insan en çok sevdiği şey için mücadele eder.
Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar kimlik arayışı içinde. Küreselleşme sınırları aşındırırken, aidiyet duygusu daha da değerli hâle geliyor. İnsan kendisini bir yere ait hissetmek ister. Vatan, bu aidiyetin en somut ve en güçlü biçimlerinden biridir.
Bu yüzden bazıları için vatan sevgisi bir "hastalık" olabilir. Ancak öyle bir hastalık ki insanı bencillikten uzaklaştırır, geçmişle gelecek arasında köprü kurar ve toplumsal dayanışmayı güçlendirir. Eğer bunun adı hastalıksa, birçok insanın dileği aynıdır:
"Allah şifa vermesin."
Not: Bu başlık ve ifade mecazi anlamda kullanılmıştır; sağlıkla ilgili gerçek bir durumu değil, güçlü bir aidiyet ve vatan sevgisini anlatmaktadır.







